Firmaların Y Neslinden Öğrenebileceği 3 Şey!

1980 ile 2000 yılları arasında doğmuş Y Nesli (ya da Milenyaller) yıllardır odak noktasında. Firmalarda, internette, markaların hedeflediği kitleler içerisinde en çok lafı geçen grup onlar. Y nesline kendi markalarının varlığını fark ettirmeye, onların üzerinde kendi marka bilinçlerini yaymaya, yaratmaya çalışıyorlar. Y neslini hedef alan pazarlama tekniklerini, yöntemlerini, yaklaşımlarını vb. konu alan bolca kaynak mevcut. Peki Y neslini bu ilişkinin hedef grubu olmaktan çıkarsak, rolleri değiştirsek ve firmaların Y neslinden neler öğrenebileceğini konuşsak?
Milenyaller kalıpları sevmiyorlar. Özgürlük ve bağımsızlık favori kelimeleri. Tutkulular. Birbirleriyle iletişimleri ve bağlantıları kuvvetli. Firmalar onların alışkanlıklarını, davranışlarını derinlemesine inceleyerek ve bazılarını da benimseyerek Y nesliyle daha iyi ve organik bir ilişki kurabilir.
1. Tüm durumlarda özgün ve samimi olun!
Özgünlük ve samimiyet tüm jenerasyonlar tarafından önem verilen özellikler; ama Y nesli konu bu özelliklere gelince beklentileri yükseltti, yelpazeyi genişletti. Onlar çalıştıkları her kişiden, her firmadan özgün ve samimi olmalarını bekliyorlar. Çünkü kendileri özgünlüğe ve her şeyden önce “kendileri olmaya” çok önem veriyorlar; hepsi yüzsüz derecede özgünler. Kendilerini farklı kılan özelliklerine dikkat çekme hususunda bir tavus kuşu kadar da becerikliler. Fakat hata yaptıklarında tüm samimiyetleriyle suçu üstlenmekten, dosdoğru iletişim kurmaktan korkmuyorlar. İletişim ister çevrimiçi ister çevrimdışı ortamda olsun; fark etmiyor. Önemli olan dürüstlük, kalbi açıklık.
Firmalar bu takdire şayan özellikleri kimlikleriyle özdeşleştirmeliler. Hem ürün ve servisleri konularında, hem de şirket kültür ve değerlerinde özgünlük ve samimiyeti benimseyerek geleceğe daha güvenle bakabilirler. Özellikle kriz durumlarında samimi davranmaları onların lehine olacaktır; çünkü Y nesli saçmalığın ve samimiyetsizliğin kokusunu kilometrelerce öteden alabiliyor.
2. Selfie’nizi göstermekten korkmayın!
Son yılları saran selfie çılgınlığından kaçmış olamazsınız; siz çekmeseniz bile bir başkasının “grup selfie”sinde illaki varsınız! Her gün internete bir milyondan fazla selfie yükleniyor. Bu trendi başlatan da milenyallerden başkası değil! Selfie’ler hakkında birçok şey söylenebilir; fakat selfie’nin doğasında kendini göstermekten korkmama olduğu yadsınamaz. Bu açıkça paylaşım stratejisini firmalar da kullanabilir; sosyal medya kanalları yoluyla firmalara yüzler atanabilir. Logolar, fikirler, ürünler yerine somut insanlarla etkileşim halinde olmak insanlara daha çekici gelecektir. İnsan hikayeleriyle iletişim kurmanın öneminden daha önce şu blog yazısında da bahsetmiştik.
Bu maddenin altına markaya sadece bir surat atamanın yanında hedef kitleyle birebir iletişim de dahil edilmeli. Müşterileri karar alma süreçlerine dahil etmekten korkmayın! Bir anket hazırlayın; onlara sorun; video çekin! Onları içeriye alın, size dışarıdan baktıklarını hissetmesinler.
3. Yenilikleri ilk siz benimseyin!
Y nesli hiç kuşkusuz en son ve en görkemli teknolojileri en hızlı benimseyen nesil. Piyasaya yeni çıkan ürünü ilk onlar deniyor, beğeniyor, alışkanlıklarına katıyorlar. Yenilikler onları korkutmuyor; aksine çekiyor! Firmalar, özellikle büyük ve hantal olmaya eğimli olanlar, Y neslinin bu yenilikleri kucaklama alışkanlığından önemli dersler çıkarabilir.
Ford Motor Company bu madde için harika bir örnek. Gençlerin otomobil alma rakamları düştüğünde Ford bir adım geri attı ve bir sonraki hamlesini akıllıca planladı. Pazarlama stratejisini yeniledi. Başka firmaların denemediklerini denedi; mesela Y neslinin kendi rüyalarındaki Mustang arabayı yaratmasını sağlayan bir Facebook uygulaması yarattı. Microsoft’la ortaklaştı ve birbirleriyle bağlı çalışabilen bir eğlence sistemi geliştirdi. Bu sistemi de sadece pahalı modellerine değil tüm modellerine entegre etti. Ford bunları yaparken diğer markalar bu sistemi belki sadece en yüksek fiyatlı modellerinde sunuyorlardı.
Sonuç olarak Y nesli marketi değiştirdi. Şeffaflık ve açık iletişim hiç olmadığı kadar talep gören özellikler arasında. Firmalar bu nesli inceleyerek hem onlar için daha çekici hale gelebilirler hem de varlıklarını sağlamlaştırabilirler.
TEZGAHÇILAR ve Y NESLİ
Tezgahçıların kurucuları da, çalışanları da Y nesli üyeleri. Literatürde Y nesliyle bağdaştırılan birçok özelliği bünyemizde bulunduruyoruz. Bizde samimiyetsizlik yok! Tezgahçılar’ın yüzleri belli: usta eğitmenlerimiz, biz, siz… Hep beraber şeffaf, bilgi dolu, samimi ve sahici bir ortamda öğreniyoruz. Yetmiyor, üstüne bir de eğleniyoruz. Eh hesap ortada. Y neslinin, Milenyallerin gücü adına!